SÜPER EGO: Markalar için vicdan, bir sınır kapısıdır...


2020 yılının son çeyreğinde İzmir’de deprem oldu. Bir binanın enkazının altından bir bebek çıkarıldı ve bebeğin, kurtaran

afet görevlisinin parmağını tutan el görüntüsü birden bir simge haline geldi. Herkes paylaştı. Mutluluktan ağladık. Sonra

birden bir firma internette bu görüntünün basılı olduğu kupa ve başka eşyaları satışa sundu. İlk anlarda satışı iyi giderken aniden durum değişti. Herkes satışı yapan e-ticaret şirketine bu durumu eleştiren mesajlar yollamaya başladılar.




Toplumun “süper egosu” devreye girmişti. Bir iki gün sonra bir sigorta şirketi (Unico), sosyal medyadan şu mesajı yayınladı: “Güzel kızımız Ayda’ya aramıza hoş geldin diyoruz. Kızımızın ömür boyunca sağlık sigortasını başlatmak istiyoruz. Sayın @tuncersoyer ve @izmirbld kızımıza ulaşmamız için bizlere yardımcı olur musunuz?” (O zaman Genel Müdür Sertem Demir'di. Amatör bir yönetici olarak tanımlamak istiyorum kendisini. Bir bilinen sigorta şirketi, bu “iyiliği” yapmak için sosyal medyadan mı seslenir? İsterse doğrudan o kişiye ulaşabilir. İzmir Bölge Müdürü ile ya da doğrudan belediye başkanının cep telefonuna ulaşabilir. Ya da Ayda’nın babasına… Ama burada amaç başka. Burada açık açık yardım yapma isteğini herkese duyurmak istemektedir. İyilik üzerinden ve kızımız Ayda’yı da malzeme olarak kullanıp kendi ticari itibarına

katkı sağlamak için atılmış bir adımdır. Ve ayrıca ömür boyu sigortanın da işlemeyecek bir durum olduğu da ortada…



Bir başka şirket ısrarla o bölgeye gıda yardımı yapacağını… Bir siyasetçi… Bir şirket… “Markalı” yardım duyuruları devam

etti. Sadece bir afet sonrası küçük ya da büyük marka, şirket ve kişilerin bu afet üzerinden kendi itibarlarını güçlendirmek amaçlı attıkları adımların pek çoğu yukarıda da söylediğim gibi toplumun süperego tepkisiyle durdu. Ancak pek çok olayda bu durum değişmiyor...


Süper ego dediğim durum aslında içimizdeki iyi ve kötü arasındaki ayrımı gerçek hakkaniyet üzerinden belirleyen, toplumun ahlak kuralları ve diğer dengeleyici kültürel yapılarından oluşan çizgi. Yani, özde vicdan da diyebiliriz.


Markalar da insan tepkisi verirler, insan gibi davranırlar. Çünkü markaları yöneten insanlar, markalara kendi insani vasıflarını yükleyerek onları yönetirler. Markalar da bu nedenle bir durum karşısında “id”leri ile ilkel bir duyguyla yaklaşırlar ve yaşanan her durumdan kendileri için fayda üretme derdine düşerler. İlkel ve bencildir. Markaların “egoları” bu ilkel, vahşi ve tamamen bencilliği ortaya koyan istekleri dengeleyip markanın kendisine zarar vermeden karşılamasını sağlar. Markaların “süper egoları” ise ilkel benliğin sınırsız isteklerini toplumsal değerlere uyuyor mu, uymuyor mu, onu inceler ve kararını verir. Markaların süper egoları, bazen markaların yöneticileri, bazen markalara hizmet veren iletişim ajansları, bazen tüketiciler ve bazen de iletişim mecralarının takipçisi olanlarla denetçi kamu kurumları olabilir.





Bir GSM operatörümüzün büyük ozanımız Neşe Ertaş’ın vefatı sonrası, Neşet Ertaş şarkıları üzerinden yaptığı çalışma toplumun, markanın süper ego rolünü üstlenmesi sonucu kaldırılmış, marka özür dilemek zorunda kalmıştı.





Bir havayolu markamız da Van depremine kendi üzerinden bir bağış kampanyasını kendi sosyal medya hesabını takip etmeye bağlayınca toplum yine devreye girip ahlaki sorumluluğu hatırlatmıştı. Sadece afette değil, ekonomik bir kriz döneminde ya da normal bir dönemde de markalar toplumu rahatsız eden davranışlarda bulunabiliyorlar. Bir fastfood markasının, neredeyse parası olmayanlarla dalga geçer gibi tasarladığı afiş çalışması, bir markanın kadınlara aslında farketmeden yaptığı hakaret… Bu tür olumsuz örnekler çok. Özellikle “yaratıcı reklam”, “yaratıcı etkinlik”, “yaratıcı halkla ilişkiler çalışması” ya da “yaratıcı dijital viral" adı altında sunulan pek çok çalışma toplumsal cinsiyet eşitsizliğini körükleyen, zengin-fakir dengesizliğinde fakiri aşağılayan, toplumun bazı değerleri ile dalga geçen yapıları ile iletişim alanında felaketlere yol açıyor. Markayı insansılaştırıp (antropomorfik yaklaşım) tüm sorumluluğu soyut bir varlık olan markaya atıp, toplumun süper egosundan kurtulan bazı yöneticilerin başka markalara geçtiklerinde bundan bir ders çıkarmadıklarını da görüyoruz. Sonuç olarak markaların yöneticileri afet ya da başka durumlarda yetkinlikleri, deneyimleri, bilgileri ile devreye girip bir marka süper egosu rolü üstlenmeleri gerekiyor.

BÜLENT FİDAN 
SEMİNER • DERS • SÖYLEŞİ TAKVİM /
2016- 2017-2018 -
2019- 2020
 
31 / 05 / 2021
Sivil Toplum Dünyasında Kime, Neden Güveniriz?
REPMAN FORUM
03 / 09 / 2020
İşin Güzel Yanı
04 / 06 / 2020
Çevrimiçi / Canan Duman'la Pandemi Döneminde Markayı ve Pazarlamayı Yönetmek
30 / 04 / 2020
Dijital Dönüşüm Yeni Normal mi?
20 / 04 / 2020
Nail Özer ile Söyleşi
 
6 / 01 /2020
Marka Deneyiminin Boyutları, Müşteri Yolculuk Deneyimi Haritasının Faydaları
Altınbaş Üniversitesi
28 / 11 / 2019
Ankara Marka Buluşmaları
ATO
3 / 07 / 2019
Marka Kimliği Çalıştayı
Denizli İhracatçılar Birliği
Denizli
21 / 04 / 2019
Ev Tekstilinde 2020 ve 2021 Trendleri Analizi
EVTEKS FUARI
20 / 03 / 2019
Marka Kimliğinde Değişim
Altınbaş Üniversitesi
11 / 03 / 2019
10. Kurumsal Sosyal Sorumluluk Zirvesi
14 / 02 / 2019
Soyut Şeyler Ekonomisi
12 / 02 / 2019
Stratejik Marka Kavramı
Altınbaş Üniversitesi
11 / 01 / 2019
 
Günümüzün Devrimi
 
Konuk
Medipol Üniversitesi
21 / 12 / 2018
Marka Zirvesi 
Bakü Azerbaycan
06 / 12 / 2018
Kurumsal Sosyal
Sorumluluk Zirvesi
İstanbul 
30 / 11 / 2018
İletişimciler Buluşması
TÜHİD İstanbul
16 / 02 / 2018
 
Markaşehir İzmir
 
Konferansı
TÜHİD ve İzmir Ticaret Odası
23 / 12 / 2017
Made in Azerbaijan
Bakü
15 / 12 / 2017
Gaziantep Büyükşehir B.
Gaziantep
30 / 11 / 2017
Marketing Meetup
İTÜ Maslak
16 / 10 2017
House of Genius
Workinton
23 / 9 / 2017
Go Digital Etkinliği
Dijital Karga
Bilge Adam
25/ 05 2017
Arçelik -Beko
Ajans Yönetimi Eğitimi
Reklamcılık Vakfı
25 / 05 / 2017
Marka Türkiye 
Lütfi Kırdar İstanbul
11 / 05 / 2017
İçerik Oyunları
(Konferans)
Santral İstanbul
İstanbul Bilgi Üniversitesi
30 /03/2017
Yerelden Globale 
Markalar Konferansı
Cef Works 
Shangri-La Hotel
15 /03/2017
Marka Deneyiminde 
Marka Kimliği
Bahçeşehir Üniversitesi

24 /02/2017

Türk Olarak İtalyan Tasarımı Satmaya Çalışmak

Bursa Halkla İlişkiler Derneği

Bursa

14/12/2016

Dijital Dünyada Marka İletişimi ve Yönetimi / Konuşmacı/ Seminer

Doğuş Üniversitesi

Sanat ve Tasarım Fakültesi

İstanbul

04/11/2016

Marka Kimliği Yaratma 

Atölye Çalışması

Brand Institute

İstanbul

12/10/2016 

Türk Kimliğinin

Markalara Yansıması

Brand Institute

İstanbul

07/10/2016

Temel Marka Yönetimi

Brand Institute 

İstanbul

13 /08/2016 

Markalar ve Sosyal Medya

Açık Seminerler / BrandMap İstanbul

25/07/2016

Ajans Marka İlişkileri - Ajans Yönetimi / TürkTelekom Akademi / İstanbul
 

30/05/2016 

Krizde İtibar ve Marka Yönetimi / ANSİAD

Antalya 

07/05/2016 

Kurumsal Marka Stratejileri ve İtibar Yönetimi / REPMAN-İtibar Araştırmaları Merkezi

İstanbul

03/04/2016 

Marka Yönetimi ve Marka Kimliği / Ortak İletişim / İstanbul

17/02/2016 

Sosyal Medya ve Marka / İstanbul

05/01/2016 

Marka Yönetimi / Merkez Kariyer Günleri / İstanbul 

Bilgi: Seminer, eğitim ve söyleşi için sitedeki İLETİŞİM bölümünden talepte bulunabilirsiniz. 

 BRANDMAP 

İşdünyasının bilgi paylaşım platformu yayını olan BRANDMAP, her ay marka temelinde işdünyası konularını işliyor. 

BM-143 kapak.png
BRAND SUITE ISTANBUL


Türkiye'nin marka temelinde hizmet sunan tek KURUMSAL MARKA TASARIM AJANSI

BrandSuite İstanbul, Bülent Fidan ve tasarım ekibi tarafından, marka kimliği, marka görsel kimliği, marka iletişimi ve kurumsal tasarımlar alanında çalışmalarını sürdürüyor.
 

Bilgi: Marka Danışmanlığı ve tasarımlarınız için sitedeki İLETİŞİM bölümünden görüşme talebinizi yollayabilirsiniz. 
 

brandsuitelogo1-01.png