© 2016 Bülent Fidan

  • Facebook B&W
  • Twitter B&W
  • Instagram B&W
  • link

TRendpaper: 2020 Trends, Re-Collaboration

July 26, 2019

2020 Trendleri Arka Plan (TRendpaper* Raporu Özeti)

 

Öncesi...

Dünya, özellikle 2008 küresel ekonomik kriz sonrasında refahın yükseldiği, kaynakların daha akıllı kullanıldığı ve adaletli paylaşıldığı bir yöne doğru gidiyor, diye düşünülürken, istenilen olmadı. 

İnişli çıkışlı bir sürecin devamında dünyayı etkileyen Arap Baharı, Brexit, Trump etkisi gibi pek çok konuyu tanımlayan “Post-truth” kavramı gündeme oturdu. Karışık zihinlerle iş yapmaya çalışan milyarlarca insan siyasetten ekonomiye kadar pek çok alandan hem etkilendi hem de beslendi. 

Küresel ekonomide ABD FED faiz etkileri, Çin-ABD ticaret savaşı, AB’de ekonomisini revize etmeye çalışan ülkeler, Suriye-Afgan-Irak, Afrikalı ve İranlılar’ın sınırsız göçleri ve yeni göç yolları. 

Endüstri 4.0 ilanından zaten çok önce başlayan robotlaşmaya karşı, Japonyadan Toplum 5.0 kavramı gündeme getirildi.

 

Gelecekte, Gig ekonomisi olarak  olarak yapılanan sistemin daha da büyüyeceği ve dünyayı saracak gibi eğilim var. 

 

50 yıl önce ortada pek hissedilmeyen, ancak büyük kentlerde hava kirliliği ile ilk belirtilerini gösteren karbon etkisi, hemen ardından ozon tabakasının incelmesi, tatlı suların azalması, doğal felaketlerin artması, daha önce bu kadar şiddetli olmayan doğal olayların yaşanması, kıt kaynakların rezervlerini hızla azalması artık eskinin mega trendi iklim değişikliğinin çok ciddi ele alınmasını zorunlu kılıyor. 

Sürdürülebilirlik projelendirmeleri ve organik ürün üretimi artıyor. 

 

Çin ekonomik güç olmanın yanı sıra ABD, AB, Rusya Çevresi sonrasında, yeni siyasi güç olarak geleceği tehdit ediyor. Kredi alamayan, durumu kötü olan küçük ülkeleri ekonomik olarak kendine bağladı. 

Venezuela’ya el atmaya çalışan ABD, dünya gözünde değerini etik anlamda yitirse de ekonomisin ve silahlanmasının gücü, sanat ve kültür hakimiyeti onu hala dokunulmaz kılıyor.

 

AB'de Kuzey Afrika'dan göç edenlere karşı Fransa'nın tutumuna tepki gösteren İtalya, eski sömürge defterlerini açtı. Hatta artık kullanılmaması gereken Frank'ın eski sömürgelerde Fransa tarafından zorla kullandırıldığını iddia ederek Parlamentoya şikayet etti.

 

Dijitalleşme hızını kesmedi. Her alanda giderek büyüyor ve artık, günlük yaşantımızın hemen her noktasında dijital bir deneyim yaşanıyor. 

 

Neler Oluyor? Etkileri Neler?

 

Trendleri en iyi ve ilk görebileceğimiz alanlar ekonomik süreçlerdeki yansımalardır. Mobil çözümlerin özellikle cep telefonuna bağlanması iş yapış şekillerini de oldukça değiştirdi. Gig ekonomisi büyüyor. Bunun sonucu olarak Y sonrası Z kuşağı daha çok mobil üzerinde yaşıyor. Bir kısmı vasıf gerektirmeyen, serbest çalışmaya uygun işler artıyor. Servis elemanlığı, Uber şoförlüğü, paketleme, kuryelik, telefonda hizmet desteği, temizlikçilik, bloggerlık, influencer olmak... Start up projeciliği, kod yazma, rehberlik, tasarımcılık, bakıcılık, mobil emlakçılık... Belli bir maaş yerine, serbest çalışarak, kendi istediği zaman diliminde, kendi istediği kadar çalışma durumu hızla artıyor. Yeni nesil, bir mekana (ev ya da ofis, hatta bir kent ya da ülke) bağlı olmaktan ve onu, o mekana bağlayacak olan eşya ediniminden uzaklaşıyor. Böylece kendini özgür, sınırlanmamış, kendi kararlarını verebilen ve bağımsız hissediyor. Bu durum gelişmekte olan ve gelişmiş ülkelerde giderek artıyor. Gig ekonomisi aslında geleceğin ciddi bir işsizlik ve sosyal güvenlik sorununun temelini şimdiden oluşturuyor. İşsizlik ve toplumsal sorun şu anda bir mega trend durumunda. 

 

 

Bu mevcut durum, Avrupa’da bir kaç yıldır sü ren “az tüketme, eskiyi onararak kullanma, uzun süreli kullanma” akımının da artmasına neden olacak. Anlaşılacağı üzere Avrupalı tüketici giyim, eş eşyası ya da otomobilde az tüketime daha çok yönelecek. Zaten bu alanlarda düşme yaşanıyordu. Şimdi etkisi daha çok görülecek. Yine inovatif ürünler sunan markalar bu tüketiciyi yakalacak. Sürdürülebilirlik çerçevesinde üretimler onlar için doğru seçenek. Markalar bu çıkışı kullanabilirler. Gig ekonomisi zaten giderek yükselen kendin yap akımını giderek artırıyor. 

Tüm dünyada yaşanan ekonomik durgunluk giderek artacak, verilere göre. Bu da yine tüketimi etkileyecek. İnsanlar az harcayacak. Az harcama durumunda sigorta şirketleri ve yatırım şirketleri tüketicilerin peşine düştü ve tasarruf yapmaları konusunda onları ikna 

etmeye çalışıyorlar. Bu da aslında yeni sigorta poliçeleri üretmek demek. 

 

 

Dünyada bir kaç örnek var internet üzerinden sigortayı, sigortalının kendisinin yaptığı. Bunlardan biri de Türk. Quick Sigorta... 

 

 

 

Göç belki de gelecekte GİG ekonomisine destek veren en önemli konulardan biri olacak. Kuzey Amerika, Avrupa ve Ortadoğu’da Türkiye ve çevresi en çok göç alan ve göç yolu olma konumunda. Göçler durmuyor. Göç aynı zamanda beraberinde pek çok yeni olguyu da yaratıyor. Göçle birlikte kültürler taşınıyor. Yerel simgeler taşınıyor ve gittikleri coğrafyada zamanla o coğrafyanın da simgesi haline geliyorlar. Tasarımlarda, yemeklerde, alışveriş şeklinde, siyasi bakış açısında, inovasyonda, yeni kuralların oluşmasında etkili oluyorlar. Göçlerde son yıllarda yaşanan enteresan bir durum var. Göç edenler, gittikleri yerde kendi gıdalarını bulamadıkları için internet üzerinden yine kendi ülkelerinden sipariş veriyorlar.

 

 

Ekonomik durgunluk artacak dedik. Göstergeler bu yönde. Bu ortamda markalara olan inanç da azalıyor. Bu da güven eksilmesi demek. Önüne nasıl geçilir? Markalar son yıllarda yaptıkları birlikteliklerle bu sorunu aşıyorlar. Bir araya gelerek yeni işbirlikleri yapan markalara olan güven birden artmaya başlamış ve tüketici bu işbirliklerini önemsemekle kalmayıp, güven artırıcı rolü olduğunu ifade etmişler. Bu da bu işbirliklerini artırıyor. Apple ve SAP, Louis Vuitton ve BMW, Leica ve Huawei gibi. Böylece markalar en güçlü oldukları alanları kendilerine eşdeğer ya da yüksek statülü markalarla bir araya getiriyorlar ve güvenlerini de artırıyorlar. 2020 ve sonrası bu yeniden işbirlikleri dediğimiz trend devam edecek. Sosyal konularda insanlar giderek daha çok duyarlılık göstermeye başladılar. Almanya’da doğan ve “daha çok ekonomik fayda üretme” ile insan yerine şirketlerin güçlenmesi temelinde bir adım atan endüstri 4.0 yerine Japonya, teknolojinin insanların fiziksel ve psikolojik yaşamlarını iyileştirme yönünde bir adım için geliştirilmesini ifade eden toplum 5.0 düşüncesini ortaya attı. Bu da markaların insanlara fayda temelli hareket etmeleri yönünde hem bir yol gösterici hem de yeni bir trend belirledi. Sürdürülebilirlik ve kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları kurumlarda artmaya devam edecek.

 

 

Yeni bir tüketim kuşağı devrede. Bugüne kadar daha çok sağlık ve din turizmi alanlarında hizmet ve ürün sunulan “gümüş kuşak” olarak adlandırılan 60 yaş ve üstüne yapılan yatırım gündemde. Bu kuşak “rahat yaşama kuşağı” ve ellerinde paraları var. Amaç onlara para harcattırmak değil. Markaların onlara yönelik olarak ürün ve hizmet geliştirmelerini sağlamak. Trend giderek yükseliyor.

 

 

Son zamanlardaki araştırmaların sonuçları mega olmasa bile bir alt trend olarak şu dönem, hatta belki bir akım olarak gündemimizde. Yeni Zelanda, Sri Lanka katliamları, katedralin yanması, geçtiğimiz senelerde yaşanan din kisvesi altındaki terör saldırıları, IŞİD’in onu yaratanlar tarafından bitirilmesi... İnsanlar zorunlu bile olsa empati yaparak karşı tarafı anlamaya yönelmenin ötesinde, onu koruma, onun da kendi hayatı içinde bir yerinin olduğunu hissetme yönünde duygularını göstermeye başladılar. Geçtiğimiz birkaç yılda savaşlardan bıkmanın bir göstergesi olarak, yeşil tonlu kamuflajların sarı, mavi ve turuncuya döneceğini aktarmamız gibi şimdi de daha açık tonlara ve aynı zamanda tam zıttı olarak siyah-gri ve beyaz karışımına döneceğini ekleyelim. Tasarımcıların dikkatine.

 

 

Öykülü ürünler... Markaların kendileriyle ilgili anlatılan öykülerine şimdi de ürün ve hizmetleri daha çok yön verecek. Bir kahveyi yudumlarken öyküsünü bilmek, yemek yaptığınız tavanın tarihçesini anlatmak, kıyafetinize şu ana kadar kimlerin öykülerinin dahil olduğunu bilerek onu taşımak... Bunda en çok teknoloji ve mobilite destek verecek.

 

 

Teknoloji giderek daha çok hayatımızda olacak. IKEA’nın 2020’de sunacağı, evin havasını temizleyen perdelerinin yanında diğer markalar da hayata teknoloji katmaya başlayacak. Güneş paneli olan perdeler, odadaki havayla kendini temizleyen döşemelik kumaşlar, yerdeki tozları kendine çeken halılar, oda ısısına göre yatağı ısıtan ya da serin tutan nevresimler... AR-GE’niz ne kadar güçlü ise markanız geleceğe o kadar hazır olacak. Teknik tekstil 2020’den itibaren daha da önem kazanacak.

 

 

 

Teknoloji hayatımızın bu kadar içindeyken aynı zamanda bir o kadar da ürkütücü ve itici durumda. WGSN’in bu olumsuz durumda önerisi, bunu bir renk tonuyla ortamı yumuşatma araştırmaları “mint”, taze yeşil tonu gündemimize getirdi. Yeşil ton simgesel olarak teknoloji ve insanın uzlaşması olarak yorumlanıyor ve 2020’de açık yeşil-açık turkuaz yeşil en gözde renk olacak. Bunun yanı sıra turuncu, mor, mavi, kızıl tonları en göze çarpan renklerken, dengeyi sağlayacak bej, gri ve beyaz renkleri otomobilden duvar boyasına, kıyafetten ev tekstiline her yerde hayatımızda olacaklar.

 

 

Renk demişken kumaşa da dokunalım. Kadife, yumuşaklığı ile şiddete karşılığın en önemli ürünü olarak özellikle perdede çok görünecek. Döşemelik kumaşlarda desenli kadifeye dikkat edelim. Tuşeyi unutmayalım. Pamuklu kumaşlar ve ipek de en çok tercih edileceklerden. Yün 2020’de daha az. Kumaşları süsleyecek olan sentetikler teknoloji ile birlikte kullanılacak. Bilgisayar oyunları içerdiği pek çok öğeyi tasarımlarla hayatımıza sokacak olan tasarımcıları da ön plana çıkaracak. Ahşap ve metalin birleşimine kumaşlar eşlik etmeye devam edecekler. Gri ve bakır-bronz renk metal, dokunacağımız mobilya unsurları olacak. Bu arada, kadife dedik mi 50 ve 60’ların zarafet çizgilerini unutmayalım. Bu zarafet çizgisi 70’lerin glam döneminin rüküş lüks sunumunu da beraberinde getirecek. Art dekonun sert ama etkin küçük dokunuşları da olacak...

 

 

 

Desen dediğimiz çizgiler, çizimler asitmetri dünyası sunacak bizlere. Suluboya efektleri, degradeler, “yerel motifler”in evrensel motifleri yıkması...

 

 

 

Çünkü göçler, yeni işbirlikleri, sıradanlığı bozan gig, farklılaşma isteği düz ve birbirini takip eden desenler dünyasını yıkmak istiyor. 2020 ve sonrası için bunu başaracak.

 

 

İnsanlar artık etraflarında olan biteni daha net görmek istiyorlar. Devletin, çalıştıkları kurumların, arkadaşlarının, sevdikleri markaların ve daha pak çok şeyin şeffaf olmasını önemsiyorlar. Geçen yıl yoğun olarak başlayan daha geniş bakmak, daha çok anlamak, sınırsız bakış açısı, şeffaf bir ufuk arayışı ürünlere yansıdı ve 2020’de de yansımaya devam edecek. Çok geniş çerçeveli gözlükler, açık renk gözlük camları, perdesiz pencereler, akıllı camdan oluşan ev duvarları, çerçevesiz cep telefonları, bükülerek-çekilerek büyüyen ekranlar ve televizyonlar... Otomobil tasarımcıları ön taraftaki sağ ve solda yer alan kör noktaları kaldırma çabası içindeler... Bu açı, markaların 2020’de üzerinde durması gereken bir duygu ve ürünlerinde yansıtacakları bir ayrıntı. Hayatı kolaylaştırmak... Sadece elektronik teknoloji ile değil. Tüketicilerin yeni talepleri marketten- mağazadan aldıkları ürünleri yıpranmadan evde dolaplara yerleştirmek ve o şekilde muhafaza etmek. Bence bu güçlü bir gelecek trendi. Mobil yaşantının da bir uzantısı. Arkasını siz düşünün...

 

 

 

"2020 ve sonrasının en güçlü bakış açısı ise yıkıcı düşünce ile hareket. Bunun yıkıcı inovasyonla karıştırılmaması gerekir. Yıkıcı düşünce bir olayı, nesneyi, durumu, fikri normal algılandığından farklı algılanmasına yönelik yeni ve yaratıcı bir bakış açısıdır. Bunun en iyi örneklerini şöyle sıralamak mümkün. Evinizin güneş gören perdeleri sizce sadece birer parde midir? Yoksa aslında onlar geleceğin eviçi enerjiyi üreten güneş panelleri mi? Elektronik otomobil sadece bir otomobil midir? Yoksa aslında o, sağlık kontrolünden barınmaya kadar tüm ihtiyaçlarınızı karşılayan bir elektronik cihaz mıdır? Farklı düşünüp, nesneleri farklı algıladığımızda onların hayatımıza katacağı olumlu dönüşümleri unutmayın. Yukarıda sıraladığımız her şeyi bir de bu bu bakışla değerlendirin. Göçler aslında göç müdür? Renk sadece renk midir? Kumaş sadece bir kaplama malzemesi midir? Ruj sadece bir estetik malzeme midir? Yine Z kuşağına bağlı olarak ve gig etkisiyle kişiselleştirme, buna bağlı olarak da deneyim ekonomisi gündemini artırarak sürdürecek ve tavsiye ekonomisiyle birleşecek. 4D yazıcı, 5G, siber sistemlerin gelişmesi bunlara destek verecek yönde ilerliyor. En önemli amaç, gerçek zamanlı olaylara adapte olmak ve gerçek zamanlı duygulara hitap etmek."

 

 

Sonrası...

2020 ve ardından 2021 kolay bir yıl olmayacak. En azından işi tasarım olan sektörler için. Temel trendlerimizi eskiden olduğu gibi 4 ya da 6 konsept üzerine değil, 3 ana temaya ayırdık. Tüm anlattıklarım ise bu iki ana tema içinde yer alıyor. Yorumlayarak markaların ürün ve hizmet tasarımlarına uyarlamak tasarımcılarımızın vizyonuna kalıyor. zihninde. Gerçekten olur mu, dediğin an, o artık yeni bir adımdır. Tasarımı özgürleştirmek de budur.

 

= SİHİRLİ DOKUNUŞLARLA GELECEĞİ YAPILANDIRMAK...

Teknolojiyi tasarım sürecine eklemek, aynı zamanda geleceği keşfetmek yerine, geleceği bizzat tasarımcının yaratmasına destek olmak demek. Artık mobil dünyada her birey bir tasarımcı. Markaların tasarımcıları ise bireylerdeki tasarım ruhunu keşfedip, onların düşündüklerini hayata geçiren sihirbazlar olarak görevlerini yerine getirmek... Dünya giderek daha da küçülüyor. Bu küçülen dünyayı tekrar büyütmek, hacmi genişletmek, yeni keşiflerle renklendirip mutlu bir küresellik yaratmak tasarımcıların sihrinde. Ve gelecek için dünyayı genişletirken bireysel özgürlüklerle kıt kaynakları birleştirmek, teknolojinin umarsızlığı ile insanların duygularını uzlaştırmak, zıt malzemeler arasında uyum sağlamak ve yaşamı güzelleştirmek tasarımcılara evrensel bir görev olarak sunulmuş durumda. #MobilDünya #TeknolojininHayataDahilOlması #KadifeMetalAhşapBirlikteliği #AçıkYeşilMaviTuruncuMorGriBeyazBejHaki

 

= EMPATİ YOKSA HAYAT YOK.

Olumsuzu olumluya çevirmek, yaşanabilir bir sokağa çıkıp yürümek gibi. Sen nasıl bir sokakta nefes almak, o sokakta nasıl bir kahveyi yudumlamak, yine o sokakta haz alacağın keşiflerin önündeki sınırları nasıl kaldırmak istiyorsan bunları başkaları da istiyor. Ve başkaları sadece o sokağı değil, sokağı geçip caddeye ulaşmak istiyorlar... Kant’ın dediği gibi “kendin için istediğin iyiyi herkes için iste”. Üreteceğin her şey kullanacağın malzeme ortak değerler yaratabilir. Onu da hisset. #Göç #YerelMotiflerYerelKültürÖğeleri #GümüşKuşak #EmpatiUzlaşmaDahilEtme #MobilYaşamTeknolojiYalnızlıkKalabalıklık #SuluboyaEfektleriAsimetriSıradışılık #KişiselleştirmeÖzgürlükYaratıcılık #Hikayeleştirme

 

= YIKICI DÜŞÜNCE!

Fark yaratabilmenin başlangıç adımı, farklı bir adım atmaktır. Hiçbir şey sen onu farklı yorumlayana kadar aslında yoktur. Dünyayı dönüştürmek mi, değiştirmek mi istiyorsun? Oturduğun koltuğu, duvardaki boyayı, banyodaki havluyu, yerdeki halıyı, garajdaki otomobili, gittiğin ofisi, kullandığın sosyal medyayı, içtiğin kahveyi, seyrettiğin gökyüzünü bir daha düşün. Bir daha. Onları farklı algılanabilecek kadar tekrar tekrar yorumla zihninde. Gerçekten olur mu, dediğin an, o artık yeni bir adımdır. Tasarımı özgürleştirmek de budur. #DeneyimAramakBulmakKeşfetmek #ÖzgürlükYıkıcılık #Yenidenİşbirikleri #SıradışılıkGlamLüks #GigEkonomisiTavsiyeEkonomisiDeneyimEkonomisi

 

 

 

*TRendpaper, farklı iş sektörleri için, bir ve iki sene sonrasının dünya trendlerinin analizinin yer aldığı, Brandmap dergisi ve Brand Suite İstanbul tarafından hazırlanan trend raporu.

Please reload

BÜLENT FİDAN 
SEMİNER • DERS • SÖYLEŞİ
TAKVİM /
2016-2017-2018-2019
3 / 07 / 2019
Marka Kimliği Çalıştayı
Denizli İhracatçılar Birliği
Denizli
21 / 04 / 2019
Ev Tekstilinde 2020 ve 2021 Trendleri Analizi
EVTEKS FUARI
20 / 03 / 2019
Marka Kimliğinde Değişim
Altınbaş Üniversitesi
12 / 02 / 2019
Stratejik Marka Kavramı
Altınbaş Üniversitesi
11 / 01 / 2019
 
Günümüzün Devrimi
 
Konuk
Medipol Üniversitesi
11 / 01 / 2019
Günümüzün Devrimi
Konuk
Medipol Üniversitesi
21 / 12 / 2018
Marka Zirvesi 
Bakü Azerbaycan
06 / 12 / 2018
Kurumsal Sosyal
Sorumluluk Zirvesi
İstanbul 
30 / 11 / 2018
İletişimciler Buluşması
TÜHİD İstanbul
16 / 02 / 2018
 
Markaşehir İzmir
 
Konferansı
TÜHİD ve İzmir Ticaret Odası
23 / 12 / 2017
Made in Azerbijan
Bakü
15 / 12 / 2017
Gaziantep Büyükşehir B.
Gaziantep
30 / 11 / 2017
Marketing Meetup
İTÜ Maslak
16 / 10 2017
House of Genius
Workinton
23 / 09 / 2917
Go Digital Etkinliği
Dijital Karga
Bilge Adam
25/ 05 2017
Arçelik -Beko
Ajans Yönetimi Eğitimi
Reklamcılık Vakfı
 
25/ 05 / 2017
Marka Türkiye 
Lütfi Kırdar İstanbul
11 / 05 / 2017
İçerik Oyunları
(Konferans)
Santral İstanbul
İstanbul Bilgi Üniversitesi
30 /03/2017
Yerelden Globale 
Markalar Konferansı
Cef Works 
Shangri-La Hotel
15 /03/2017
Marka Deneyiminde 
Marka Kimliği
Bahçeşehir Üniversitesi

24 /02/2017

Türk Olarak İtalyan Tasarımı Satmaya Çalışmak

Bursa Halkla İlişkiler Derneği

Bursa

14/12/2016

Dijital Dünyada Marka İletişimi ve Yönetimi / Konuşmacı/ Seminer

Doğuş Üniversitesi

Sanat ve Tasarım Fakültesi

İstanbul

04/11/2016

Marka Kimliği Yaratma 

Atölye Çalışması

Brand Institute

İstanbul

12/10/2016 

Türk Kimliğinin

Markalara Yansıması

Brand Institute

İstanbul

07/10/2016

Temel Marka Yönetimi

Brand Institute 

İstanbul

13 /08/2016 

Markalar ve Sosyal Medya

Açık Seminerler / BrandMap İstanbul

25/07/2016

Ajans Marka İlişkileri - Ajans Yönetimi / TürkTelekom Akademi

İstanbul
 

30/05/2016 

Krizde İtibar ve Marka Yönetimi / ANSİAD

Antalya 

07/05/2016 

Kurumsal Marka Stratejileri ve İtibar Yönetimi / REPMAN-İtibar Araştırmaları Merkezi

İstanbul

03/04/2016 

Marka Yönetimi ve Marka Kimliği / Ortak İletişim

İstanbul

17/02/2016 

Sosyal Medya ve Marka / İstanbul

05/01/2016 

Marka Yönetimi / Merkez Kariyer Günleri

İstanbul

 

Bilgi: Seminer, eğitim ve söyleşi için sitedeki İLETİŞİM bölümünden talepte bulunabilirsiniz.  

KARİKATÜR - İLLÜSTRASYON 

1990'dan bugüne… Karikatürlerim ve editoryal illüstrasyonlarım…
Ödül alan ve yayınlanan eserler arasından derlenmiştir.

Bilgi: Yayınlarınız için Bülent Fidan'ın editoryal illüstrasyonlarını kullanmak ya da size özel illüstrasyon çizimleri için sitedeki İLETİŞİM bölümünden talepte bulunabilirsiniz. 

 BRANDMAP 

İşdünyasının bilgi paylaşım platformu yayını olan BRANDMAP, her ay marka temelinde işdünyası konularını işliyor. 

BM 32 KAPAK.jpg
BRAND SUITE ISTANBUL


Türkiye'nin marka temelinde hizmet sunan tek KURUMSAL MARKA TASARIM AJANSI

BrandSuite İstanbul, Bülent Fidan ve tasarım ekibi tarafından, marka kimliği, marka görsel kimliği, marka iletişimi ve kurumsal tasarımlar alanında çalışmalarını sürdürüyor.
 

Bilgi: Marka Danışmanlığı ve tasarımlarınız için sitedeki İLETİŞİM bölümünden görüşme talebinizi yollayabilirsiniz. 
 

 SON PAYLASIMLAR 

December 25, 2018

Please reload

 SEARCH BY TAGS 
Please reload